Alerji dedin de…

Alerji deyince insanın aklına neler gelir?

  • Ay çok çilek yemişim, bütün gece kaşındım.
  • Dün ormana gitmiştik, arı soktu. Allah seni inandırsın kolum balon gibi oldu.
  • Yeni aldığım kozmetik krem yüzümü tahriş etti. 
  • Ay ben şeftaliye dokunamam. Alerjim var, kaşıntı geliyor.
  • İlk baharda bir hapşırık, bir burun akıntısı tutar ki sorma. Ah şu polenler…
  • Alerjik astım var bende, ilacımı kullanmayınca nefesim daralıyor. 
  • Test yaptırdım, ev tozuna alerjim varmış.
  • Süt ürünlerine alerjim varmış, sadece laktozsuz süt içiyorum.
  • (Son zamanların trendi:) Gluten alerjim var. Buğday yememeye dikkat ediyorum.

Alerjinin tanımını çeşitli medikal sitelerden öğrenebilirsiniz. Kısaca şu söylenir: Alerji parmak izi gibidir; kişiye özeldir(%100 katılıyorum). Nedendir, niçindir, kesin tedavisi nedir? Aslında henüz bilinmeyen bir “rahatsızlıktır”. Hatta “yaşam tarzı” diyenler de var. Ben bu kadar optimist yaklaşamıyorum maalesef. Benim için alerji; bildiğin düpedüz bir hastalık ve kesin tedavisi de henüz yok. Hem de, hayatınızı tamamen değiştirmeniz ve ona göre düzenlemeniz gereken ve hatta kişiye özel olduğu için de neredeyse kimsenin tecrübesinden faydalanamadığınız lanet bir hastalık. Ama ne kadar çok kişinin hikayesini öğrenirseniz de hem yalnız hissetmiyorsunuz, hem de daha kolay neden sonuç ilişkisi kurabiliyorsunuz. Bu da alerji maratonundaki kilit noktanız! Benim de bu bloğa başlama nedenim. 

Alerji ile biz 3 yaşını yeni doldurmuş oğlumla, 4 aylıkken tanıştık. O günden beri her gün yeni şeyler denedik ve öğrendik. Öğrendikçe de ne kadar bilinmezlik içinde yaşadığımızı daha da iyi kavrıyoruz. Kafa karıştıran en önemli kısım: Hem kişiye özel, hem tecrübe. Ne yapacağız? Şu sıralar ülkemizin en ünlü düşünürün söylediği gibi: Oku, Düşün, Uygula, Neticelendir. Süper akrostiş! 

Facebook hayat kurtarır. Alerji ile yaşam platformu grubu ve Özlem Hanım (Özlem Ceylan) nam-ı diğer “alerjikanne” ve diğer adminler benim bu yoldaki en kıymetlilerim olmuştur. Hepsine destekleri için ne kadar teşekkür etsem azdır. Ben üye olduğumda 1. yılını henüz doldurmamıştı ve yaklaşık 2000 kişi falan vardı yanlış hatırlamıyorsam. Hızla üye sayısı arttı. Ama son dönemlerde  biraz “İnşallah – canım Allah şifa versin”lerle doldurulan yorumlar üye sayısı ile doğru orantılı arttı tabi. 

Geçtiğimiz aşamalar kısaca şöyle:

  1.  İlk tanı evresi. Üzülerek bu konudaki tecrübemi paylaşıyorum ki; Doktorlar alerjiden hala anlamıyorlar. Bu konuyu daha detaylı başka bir gün anlatırım.
  2.  “Gıda alerjisi mi? Hee tamam ya n’apalım fındık fıstık da yemeyiveririz bir müddet.” geçişi.
  3.  “-Süper katı diyet yaptım ama çocuk düzelmedi. -Hmm süt ürünleri, buğday, yumurta, kuruyemişe bir müddet ara veriyoruz. Tabi çapraz alerjiye de dikkat.  – O ne ya? – Hiç bir paketli ürün, yoğurt, tereyağ, peynir, dana eti, tavuk… – E ben kahvaltı da ne yiyeceğim? – Patates, zeytin, maydonoz. Mısır unundan zeytinyağıyla ekmek yapın hatta ıspanaklı krep bile yiyebilirsiniz. – Vav, süpermiş!” Peki 2.gün ne yiyeceğim ki acaba? 
  4.   Biraz durumun ciddiyetini anlamaya başlama evresi.  Birşeyler ters gidiyor bir müdahale etmek lazım. Biraz araştıralım, öğrenelim ki: Teşhis de şansa oluyormuş, tedavi de yok zaten. Eee? Deneme yanılma ile yola devam.

İşte o günden sonra beyninizi devamlı kemiren sorular başlıyor. Biraz ileriki safhalara klasik bir salı akşamı örneği vermek gerekirse: Şimdi ne yapmam lazım, neyi yanlış yapıyorum, acaba neden oldu? Doktora mesaj atsam mı? Ama neyi anlatacağım, ne olduğundan emin değilim ki, son deneme mi acaba, ama 1 hafta oldu başlayalı. 1/2 çay kaşığından 2 tatlı kaşığı buğdaya çıkabildik. Acaba pırasayı 5 gr yerine 8 gr vermiş olabilir miyim? Tartı o kadar da hassas değil ki. Dur günlüğe bakayım, ama dünkü detayları yazamamışım. Dün parka gitmiştik orda mı birşeye elledi, yoksa evde yeni aldığımız oyuncakta zararlı bir madde mi vardı, gerçi o markadan daha önce kullanmıştık, ama her oyuncağı aynı ülkede yapmıyorlar tabi. Dün organik pazarda her zaman aldığım adamın yanındaki tezgahtan almıştım muzu acaba o mu dokundu? Ama daha önce de başka birinden almıştık. Nohut aldığım firma paketlerin rengini değiştirmiş, acaba içeriği de mi değişmiş. Yarın bir arayıp sorayım. Yarın da yeni denemeye başlayacaktık, offf yine ertelendi. Acaba, etini her zaman 60 dakika pişiriyorum, bugün 55 dakikaya ayarlamıştım ondan mı oldu? Annem gelmişti bugün elini yıkamadan mı elledi çocuğun birşeyine. O kadar tembih ediyorum dikkat etmiştir herhalde. Beni öpmek istedi kolumdan öp dedim yine, yüzümü öptürmedim krem sürmüştüm sabah. Koluma da dün akşam onun kreminden  sürmüştüm, o da değildir artık. Yoksa… 

Herkesin eminim buna benzer duydukları, yaşadıkları, okudukları olmuştur. Ben de, astımı da olan bir insan olarak (neden astım olunur, tam olarak neler yapmalıyım onu bile umursamadan yaşayan), 3 sene öncesine kadar alerji bundan ibaret sanan bir bireyim. Yanılmışım.

Sonrası Allah kerim. Ama şu sonuç kaçınılmaz, devamlı aklınızda sorularla yaşamaya mahkumsunuz.

Dinlemek isterseniz: