Günlük şart! Çay olmazsa olmaz!

Günlük tutmak bizim işin (işimiz: alerjiyi yenmek) olmazsa olmazıdır. Şubat 2015’ten beri günlük tutmaktayım. Ömrü hayatımda günlük tutmayı da pek becerememişimdir aslında. Severim ama monoton bir dönemse, yazmaktan sıkılırım. Dönüp bakıyorum alerji günlüğümüze; bu kadar küçük şeylerden insan hayatı nasıl etkilenir? Hala hayret ediyorum(şimdiki durum farklıymış gibi).

İleriki tarihlerden ufak bir örnek vereyim mesela. Oğlum 11 aylık olmuş, özel sıvı maması dışında hiçbir şey boğazından geçmiyor. Ben de tabi ki, yeni denemeler peşindeyim. Amacım: Yulafı yedirmek. Yarım çay kaşığı yulafla 3 hafta boyunca boğuşmaca yaşıyorum. 3 gün süreyle; her sabah aynı saatlerde, yarım çay kaşığı yulafı iyice pişir. Mamaya kat. 3. gün vücudu kıpkırmızı olsun. Bütün gece uyuyamasın. Kes. 3 gün bekle. İnat et. Yahu yarım çay kaşığı pişmiş yulaf 1 yaşındaki çocuğu bu hale nasıl getirebilir? Kesin başka bir şey karıştı. Tekrar denemeliyim. 4.gün tekrar başla. 4. deneme sonunda kabullenmek zorunda kal. Bu da olmadı…

O zamanlar bu kadar deneyimli değilmişim. Bu deneyim bana, değil 1/2 çay kaşığı, 1/4 çay kaşığının bile ne kadar önemi olduğunu öğretti. Bir de çay kaşığı var, ÇAY kaşığı var.

Babam çayı çok sever. Bir de şekerle içer. Çayı karıştırma sesi, her çocuk gibi, oğlumun da dikkatini çekiyordu. Daha bismillah yazlığa yeni alışmaya çalışıyoruz. Babam her sabah tutturuyor; “bu çocuğa çay verelim” diye. Ne diyeyim ki? Dönüp kendi çocukluğuma bile baktığımda o kadar uzak geliyor ki.  Çocuklara ne yedirmek, içirmek gerektiğini nerden hatırlasın? Okumaya devam et “Günlük şart! Çay olmazsa olmaz!”